Cuma, Mart 27, 2009

yuvam

şu anda kendimi ne kadar huzurlu ve güvende hissediyorum anlatamam.
Antakya' dayım, baba evinde. iki ay kadar oldu gelmeyeli toprağıma; bir buçuk yıl oldu Gaziantep' te yaşayalı, ilk defa bu kadar uzun kaldım Antakya' dan. hele son bir ay içim içimi yedi, özlemim gün geçtikçe artıp büyüdü içimde. sonunda kavuştum ama ne kavuşmak. kendimi bütün dünyadan soyutlamış gibiyim, bütün dünyam burası olmuş sanki. evimdeyim, dışarıda yıllarca koşturup durduğum bahçemiz, bereketli yağmurlarını ve sıcacık güneşini gördüğüm gök, yüzümü okşayan tatlı rüzgarıyla ılık hava... bu gece her zamanki gibi kendi yatağımda uyuyacağım; sevinçlerimi, acılarımı paylaştığım yatağımda. sabah uyanınca her zaman yaptığım gibi yanımdaki pencerenin perdesini açıp çam ağacına günaydın diyeceğim. anacığımın sıcak çayını içeceğim bahçede. yeni doğan kediciklerimizi seyredeceğim keyifle. baharın renklerini seyredeceğim ıslak otların üstüne basa basa.
Nisan geldi sayılır, şimdi kekik mevsimi. tabii ki taze kekik toplamaya gideceğiz dağlara. sonra leziz kekik salatası yapacağız bol zeytinyağlı.
bu huzur hiçbir şeye değişilir mi? insan bu güzellikleri tattıktan sonra başka bir şey isteyebilir mi?

2 yorum:

untilwesaygoodbye dedi ki...

İnsanın kendi evi, kendi yatağı, kendi odası gibisi yok. Gerçek anlamda rahat olabileceğin tek yer orası...

Seni biraz daha sık görmek istiyoruz ivriz...

Murat Artan dedi ki...

koray, yoğun günler geçirdim,kaç kez yazmak istedimse de engeller çıktı ama şimdi düzenimi oturttum yeniden teşekkür ederim,daha sık yazmaya çalışacağım:)